|
Sinan
ÇETİNBAKIŞ
sinanc@hurdusun.com
Ders
Büyüklerimizden öğreneceğimiz çok şey var.
Başka hiç bir yorum yapmadan işyerimdeki bir arkadaşımın internetten
indirip elime tutuşturduğu kağıtta anlatılan hikayeyi sizlerle
paylaşacağım.
***
80’ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen 45 yaşında ve
saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı.
Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sohbet ettikten sonra oğlu
susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti.
O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir
karga kondu.
Yaşlı baba kargaya gülümseyerek biraz baktıktan sonra oğluna sordu; “Bu
ne oğlum?”.
Oğlu şaşkın, cevapladı; “O bir karga baba”
Yaşlı adam kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu; “Bu ne
oğlum?”.
Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı;
“Baba o bir karga”.
Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa-sola çeviriyor,
başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara
çeviriyordu.
Yaşlı baba, üçüncü kez sordu; “Bu ne?”
Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönüşmüştü.
“O bir karga baba. Üç oldu soruyorsun.
Beni işitmiyor musun?”
Yaşlı baba, dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini
yükseltti; “Baba bunu neden yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne
olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam
ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun?”.
Babası, yüzünde bir gülümsemeyle yerinden kalktı, odaya gitti ve elinde
bir defterle döndü.
Bu bir hatıra defteriydi.
Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu.
Sevgiyle gülümsemeye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri
oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını istedi.
Hatıra defterinde şunlar yazılıydı;
“Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken
yanıbaşımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Oğlum tam 23 kez
onun ne olduğunu sordu.
23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu
söyledim.
Rahatsızlık mı? Hayır.
Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu”.
(21 Ekim 2008) |