SON DAKİKA

ZONGULDAK HABER HÜRDÜŞÜN GAZETESİ LOKMAN GÜL

MERHUM LİDER MUHSİN YAZICIOĞLU ZONGULDAK’TA DA ANILDI

MERHUM LİDER MUHSİN YAZICIOĞLU ZONGULDAK’TA DA ANILDI
Bu haber 29 Mart 2022 - 16:38 'de eklendi ve 91 views kez görüntülendi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün 13. yıl dönümü dolayısıyla, anma etkinlikleri gerçekleştirildi.

25 Mart 2009’da şaibeli bir şekilde düşen ve helikopterde bulunan Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu için Genel Merkezi Zonguldak’ta bulunan Büyük Uyanış Derneği konferans düzenledi.

Konferansa;  Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Muammer Çolakoğlu ve Araştırmacı-Yazar Hakkı Öznur ile çok sayıda davetli katıldı.

Konferans Derneğin faaliyetlerinin anlatıldığı sinevizyon gösterisi ile başladı. Daha sonra Hilal Esma Akmeşe isimli kız Muhsin Yazıcıoğlu’nun ”Üşüyorum” adlı şiirini seslendirdi.

Açılış konuşmasını Büyük Uyanış Derneği kurucu Genel Başkanı Murat Karadeniz yaptı. Karadeniz yaptığı konuşmada şunları söyledi.  

KARADENİZ: O TÜRK SİYASETİNİN YÜZ AKIYDI

“Dünyada gelişen pandemi nedeniyle mecburi olarak salon toplantılarımıza bizlerde ara vermiştik. Uzun zaman sonra sizlerle tekrar birlikte olabilmenin mutluluğunu yaşadığımı belirtmek istiyorum.

Cemiyetçilik hayatımıza atılmamıza vesile olan Vatan Bayrak sevgisini imanımız noktasında bizlere aşılayan, ömrü hayatı boyunca başımızı hiç öne eğdirmeyen siyaseti şov adamlığı ihale takipçiliği iş takipçiliği için değil  Allah rızası ve Anadolu insanının iktidar olması için yapan ardında yol yürümekten büyük onur ve gurur duyduğumuz Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nu 25Mart 2009 da kalleş bir suikast ile kaybettik. İçimizdeki acı ilk haberi aldığımız andaki gibi hala tazeleğini koruyor. O Türk siyasetinin yüz akıydı. O 1977 de Ülkü Ocakları Genel Başkanı iken ne diyorsa neyi savunuyorsa 2009 da da aynı şeyleri söyler ve savunurdu. Siyasi yaşamında asla zikzaklara yer yoktu. Her zaman Anadolu’nun bağrı yanık çilekeş insanının yanındaydı ve bu sebeple Türkiye Büyük Millet Meclisinde en çok ziyaret edilen milletvekiliydi. Ülkemiz ve Türk İslam coğrafyası olarak aslında ne kadar büyük bir değerimizi kaybettiğimizi her geçen gün daha iyi müşahede etmekteyiz.

Her 25 Mart gününde veya her seçim arifelerinde Muhsin kardeşim dostum arkadaşım diye başlayan sahte edebiyat naralarını duymaktan ve görmekten bıktık usandık. Elhamdulillah müslümanım diyen bir insan nasıl olurda kardeşim arkadaşım dediği birinin davasının peşine düşmez. Ona yapılan zulmü görmezden gelir. İktidar sahipleri ve Muhsin başkanın koltuğunda oturanlar sanki Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşları başka bir Ülkede suikasta uğramış ve Şehit olmuşlar gibi hareket ediyorlar. Neden bir talimatla hapisten adam çıkarıp hapse adam gönderenler adalet mekanizmasını Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşları için devreye sokmazlar. Neden Muhsin Başkanın koltuğunda oturan zat 13 koca yıl geçmesine rağmen Şehitlerimize yapılanlara suikast deme cesaretini gösteremez. Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol arkadaşlarıyız diye yola çıkanlar onu keş dağlarında bıraktılar. Muhsin Başkan hala o karlı dağlarda üşüyor. Ve siz onun başına gelenleri çözmek yerine mirasını yemekle meşgulsünüz. Allah’tan korkmuyorsunuz onu anladık bari kullarından UTANIN..

Bu vesile ile 25 Mart 2009 günü failleri bilinmeyenler tarafından Şehit edilen Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu Erhan Üstündağ Murat Çetinkaya Yüksel Yancı gazeteci İsmail Güneş ve Pilot Kaya İstektepe’ye Allah’tan rahmet diliyor geciken adaletin bir an önce tecelli etmesini can-ı  gönülden diliyoruz.” dedi.

Daha sonra Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını anlatan sinevizyon yayınladı. Ardından programa konuşmacı olarak katılan Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Muammer Çolakoğlu ve Araştırmacı-Yazar Hakkı Öznur sahneye davet edildi.

Av. Muammer Çolakoğlu helikopterin dışardan bir müdahale ile düşürüldüğünü iddia edip kaza değil suikast açıklamalarında bulundu ve dava dosyasından kesitlerle olayın bilinmeyen yönlerini konferansa gelen misafirlerle paylaştı.

Soru ve cevap şeklinde devam eden söyleşide konukların merak edilen sorularına karşı Çolakoğlu şunları söyledi: 

“Muhsin Yazıcıoğlu davasında 13 yıldır devam eden mahkeme süreçleri, eylemin örgütlü bir yapı tarafından gerçekleştirildiğini göstermektedir. Ortaya konan raporlar, belgeler, ifadeler, somut deliller, olayın suikast olduğunu ortaya koymuştur. Devam eden mahkeme süreçleri, olayın “kaza” olarak görülemeyeceği gerçeğini göstermiştir” ardından Şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun dava ve yol arkadaşı, Ülkücü hareketin önde gele isimlerinden, araştırmacı-yazar Hakkı Öznur’da 13 yıldır “kaza” değil “suikast” dediklerini ama devleti yönetenlerin, askeri ve sivil bürokrasinin davayı hep “kaza” olarak gördüklerini, karartmaya, kapatmaya, örtbas etmeye çalıştıklarını ifade etti.

Öznur konuşmasında “AKP/Saray rejimi, hala “kaza” olarak görmeye, göstermeye devam ediyor.” dedi.

Öznur ilgi ile dinlenen salonu  duygulandıran, hüzünlendiren konuşmasında Muhsin Yazıcıoğlu’nun 40 yıllık siyasi yaşamını, çizgisini, mücadelesini  tarihsel süreçlerle anlattı.

Öznur, konuşmasında, 28 Şubat sürecini, Refah-Yol hükümetine yönelik iç ve dış baskıları, Genelkurmay’ın siyasete açıktan müdahalesini, ordu içindeki BAAS’çı zihniyeti, militarist yapıları, askeri vesayetin emrindeki, BEŞ’li çeteyi, kartel medyasını, halksız demokrasiyi savunan milli irade ve demokrasi düşmanı, sahte demokratları, “postallı” demokratları, “garnizon” demokratlarını da anlattı.

Konuşmasında, Muhsin Yazıcıoğlu’nun tarihi rolüne ve önemine dikkat çekmiş;  ilkeli ve dik duruşuyla tarih yazdığını,  demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkarak Türkiye’yi; BAAS’çı darbeden kurtardığını belirtti.

Öznur konuşmasında şunları  söyledi:

YOKLUĞU DERİNDEN HİSSEDİLİYOR

“Acımız hale taptaze, tarifi mümkün değil. Acımız, hüznümüz devam ediyor. Muhsinlerle de hüznümüz Allah’adır bizim Milletimizin ve kamuoyunun “suikast” dediği olayın üzerinden 13 yıl geçti, 4750 gün geçti Türkiye, Türk dünyası yiğit dava adamını,  milletin adamı Muhsin Yazıcıoğlu’nu arıyor.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun dava ve yol arkadaşları olan bizlere ve kamuoyuna göre, “cumhuriyet tarihinin en büyük suikastı, Yazıcıoğlu suikastıdır.”  Hepimizin ve kamuoyunun ortak kanaati odur ki; helikopter düşmedi, düşürüldü. Küresel bir organizasyonla bu suikast gerçekleştirildi.

Küresel emperyalizmin yerli işbirlikçileri de küresel suikast organizasyonda aktif olarak rol almıştır. Devletimizin içine kadar sızmış, kılcal damarlarına kadar yerleşmiş kriminal yapılar, kriptolar, beşinci kol gruplar, küresel merkezlerde planlanan büyük bir organizasyonla milletin adamı, milli ve yerli lider, Türkiye’nin milli direnç merkezi Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve dava arkadaşlarımızı organize bir suikastla şehit etmişlerdir.

Helikopterin düştüğü güzergâhta hava hareketliliği, helikopterin üzerinden alçaktan yüksek hızla uçan jetler, şehitlerimizin kanında çıkan yüksek oranda karbon monoksit gazı, olay saatinde bozulan radarlar, hava hareketliliği ile ilgili bilgi vermeyen Hava Kuvvetleri Komutanlığı, olay sonrası helikopterdeki kritik cihazların çalınması ve arama-kurtarma faaliyetlerindeki skandallar ve daha birçok husus bugün açıkça göstermektedir ki bu kadar eylemin örgütsel bir biçimde bir suikast için yapıldığını göstermektedir.

Nitelikli hırsızlık, görevi kötüye kullanma vb. konulardaki yargılamalar, gerçeklerin ters yüz edilmesidir. Ne kaza ne hırsızlık ne görevi kötüye kullanma. Karşımızda, küresel yapı ve elemanlarının emperyalist güçlerle birlikte işlediği, suç delillerini tamamen yok etmeye çalıştığı, tamamen planlı, programlı, son derece profesyonel bir suikast var.

KAÇIŞINIZ YOK! YARGILANACAKSINIZ, HESAP VERECEKSİNİZ

Aziz milletimizin ve kamuoyunun “suikast” olarak gördüğü davayı, baştan beri AKP hükümeti ve bürokratları, “kaza” olarak göstermeye çalışmış ve başından beri davayla ilgilenmemiştir. AKP iktidarı, ihmalleri, kusurları, suçları, olan bazı askeri ve sivil bürokratları korumuş, kollamış, hatta ödüllendirmiştir. Devam eden davada, AKP iktidarı tarafından korunan, kollanan, mahkemelere çıkartılmayan, ifadeleri bile alınmayan, kim varsa; makamları, mevkileri ne olursa olsun bir gün mutlaka, alayı adalet önüne çıkarılacak ve millete hesap vereceklerdir.

Bilgi kirliliğine yol açmaktan, somut delilleri, belgeleri tahrip etmekten, sahte delil üretmekten, suç delillerini yok etmekten, bilinçli olarak, yanlış koordinatlar vererek enkaz bölgesine ulaşmayı engellemekten, çalışmaları sabote etmekten, görevi kötüye kullanmaktan, ihmalden, kusurdan, davayı karartmaya, kapatmaya, örtbas etmeye çalışmaktan, hepiniz yargılanacaksınız, sanık sandalyesine mutlaka oturacaksınız.

Kaçışınız yok! Hepiniz, adalet önünde hesap vereceksiniz. Kaçışınız yok! Adaletten ve milletten kaçamayacaklar. Adalete, millete hesap verecekler. Gün gelecek devran dönecek, alayı hukuk önünde yargılanacaklar.

Şehadete yürüyen liderin dava ve yol arkadaşı olarak bir kez daha söylüyorum: Bir gün mutlaka hukukun hâkim olduğu, gerçek mahkemelere çıkartılacaksınız. Adil bir yargılama ile hukuk önünde yargılanacaksınız! Milletimize hesap vereceksiniz.

Zannetmesinler ki bu davanın peşini bırakacağız. Zannetmesinler ki yaptıklarını yanlarına bırakacağız. Zannetmesinler ki susacağız, korkacağız, çekineceğiz. Zannetmesinler ki mahkeme salonlarını, meydanları terk edeceğiz.

Milletin adamı ve vicdanı şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu, kırmızı çizgimizdir. Kimse bu davayı örtbas edemez, karartamaz, kapatamaz. Bu suikastta kim, kimler varsa, yer almışsa, rol almışsa nerede saklanırlarsa saklansınlar, bulacak, çıkaracak,  milletimizin huzurunda hukuk içinde hesabını soracağız.

Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok. Allah’a can borcumuzdan başka kimseye eyvallahımız yoktur! Tek gücümüz, tek dayanağımız Allah (C.C) ve millettir.

Muhsin Yazıcıoğlu davası, yüzyılın davası, milletin davasıdır. Türk siyaseti ve demokrasisi açısından son derece önemli olan bu olayı aydınlatmak ve gerçekleri ortaya çıkarmak, tarihi bir görevdir.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına engel olanlar, “kaza” diyenler, “kazadan kaza çıkarmayın” diyenler, “bu davanın peşini bırakın, kaza ile düştü, ne uğraşıyorsunuz?”, “helikopter dağa çarptı öldüler, ne peşine düşüyorsunuz”, “Ne karıştırıyorsunuz? Gitti dağa çarptı. Bırakın bu olayla ilgilenmeyin.” diyenler, AKP lideri, yöneticileri, bakanları, bürokratlarıdır.” şeklinde konuştu.

Milli Yol Partisi Zonguldak il Başkanlığı Pazartesi akşamı merhum Muhsin Yazıcıoğlu adına Ulu Camide akşam namazı sonrası Kur’an okuttu.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER