GMİS Sokakta mı?

 

Bir zamanlar Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü olan, Avrupa ülkelerinin bile yakından tanıdığı Genel Maden İşçileri Sendikası ne yazık ki, son yıllarda kan kaybetmeye devam ediyor. TTK ile birlikte GMİS'in de işlevini yeterince yerine getirememesi, zafiyet içerisinde bulunması, yönetim bazında kavga içerisinde bulunmaları, hoş bir izlenim bırakmıyor.
5-6 Mayıs 2007 tarihinde yapılan kongre sonrası yaşananlar ve 18 ay gibi kısa süre sonra yeniden Olağanüstü kongre kararı alınması GMİS gibi bir sendikaya yarar değil zarar verdiği bir gerçek.
Yerin yüzlerce metre altında ölüm pahasına ekmeğini kazanan, ülke ekonomisine katkı veren madencinin örgütlü bulunduğu GMİS'in basit çekişmelerle zafiyet içerisine sokulması, gündemi olumsuz şekilde meşgul etmesi doğru değil tabiî ki.
GMİS Genel Başkanı Ramazan Denizer, seçim kararı aldıkları gün yaptığı açıklamada, "Sendikamızın sokaktan kurtarılabilmesi için" şeklindeki konuşması, bir zamanların güçlü işçi temsilcisi olan GMİS'i kim bu duruma düşürdüğünün yanıtını arayan bir soru olarak gözler önüne seriliyor.
Sormak gerekiyor.
GMİS Sokağa mı düştü?
Eğer sokağa düştü ise kim düşürdü?
GMİS'i sokağa düşürenler, Maden işçileri mi? işçi temsilcileri mi? Genel merkez yöneticileri mi? GMİS'i kim sokağa düşürdü ise, bu sendikayı yeniden eski gücüne kavuşturması için, yerin altında kömür kazan cefakar madenci için, rahmetli Şemsi Denizer için, Zonguldak için, Türkiye için yeniden eski saygınlığını, etkinliğinin kazanılması için, sendikal kimliği ve madencilik kültürünün korunması için yönetilmesi yönünde çaba gösterilsin.
Zonguldak elden gidiyor, Zonguldak'a yatırım yapılmıyor, Zonguldak'ta işsiz iş bekliyor, Zonguldaklı huzursuz, Zonguldaklı mutsuz.
Bu sendikayı Sokaktan kurtarın.
Asıl işinize dönün, kavga değil, iş zamanı.

 

Ereğli şenlenecek

Yaklaşan yerel seçimler öncesi Ereğli siyasetinde şenlik günleri başlıyor. CHP adayı Halil Posbıyık, mahalleleri geziyor vatandaşlara, Belediye Başkanlığı yaptığı 3 dönemi anlatıyor, yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyor.
Posbıyık Milletvekili adayı olmasından sonra göreve gelen Murat Sesli, Posbıyık'ın izlerini silmeye çalışsa da, AKP ile çok sıkı temas içinde olsa da, AKP'den adaylığının da kesin gözle baksa da AKP Ereğli'de bir hayli sıkıntı çekecek gibi görünüyor.
Birkaç ay öncesine kadar, Murat Sesli kendini AKP'nin adayı olarak görse de, kendini bu yönde hazırlasa da Yüksel Balcı'nın aday adayı olması ile rahatsızlık yarattığı bir gerçek.
Yüksel Balcı, önceki gün bin 500 kişiyle adaylık başvurusu yaptı ve burada önemli bir söz söyledi. "30 Mart'ta Belediye Başkanıyım" anlaşılıyor ki, Balcı bu iddialı söz ile AKP Genel Merkezi'nden bir söz almış gibi izlenim verdi.
 Önümüzdeki günler özellikle AKP'de yaşanacak gelişmeler merakla bekleniyor.
AKP'nin Ereğli için adayı kim olacak.
Sesli mi? Balcı mı?

 

Hayal dünyası

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi, il il dolaşarak yaptığı konuşmaları anımsarsak, ülkeyi refah ve mutluluğa getireceğini, işsizlere iş bulacağını, yatırımları artıracağını, dar gelirlilerin gelir düzeyini artıracağını söylemişti.
Bu tür söylemlerle, seçimi kazandı ve tek başına partisini iktidara taşıdı. 28 Mart 2004 seçimlerinde de yine Başbakan Erdoğan, Madenci Anıtı'ndaki konuşmasında, "Bana 3 yıl süre verin gelir düzeyinizi artıracağım, herkesin cebindeki paralar artacak" şeklinde söylemlerde bulunmuştu.
Aradan 6 yıl geçti, kimsenin cebindeki para artmadı, kimse mutlu olmadı, kimsenin gelir düzeyi de artmadığı görülüyor.
Kimse mutlu değil, kimse geleceğe güvenle bakamıyor. Çalışanlar mutsuz, çalışmayan umutsuz. Başbakan Erdoğan, şimdi de işsizlere iş yerine, işsizlere ev verileceğini söylüyor. Nasıl olacak, nasıl yapacak bilemiyoruz.
Ama bu söylem yaygın basında "Alay" konusu olduğu gibi, kimseye de inandırıcı gelmiyor. İşsiz zaten işsiz, evi nasıl olacak.
İşsiz, asgari ücretle de olsa bir iş bekliyor.
Bir iş sahibi olurlarsa zamanla ev sahibi de olurlar.
İşsize önce iş verin, ev bulmak kolay.
Hayal kurarken de gerçekçi olmak lazım.
Öyle değil mi?

Bu fikir nereden çıktı?
Düşünceler, fikirler aniden ortaya çıkabiliyor. Yolda yürürken, yemek yerken, uyurken, ayakta iken, her an her yerde aklınıza bir fikir gelir, bu fikri uygulamaya koymak için çaba gösterirsiniz. Düşünce ve fikirlerin yeri ve zamanı önemli değildir.
Önemli olan uygulanabilirliliği. Zonguldak Belediyesi de yıllardır yapılmayan bir projeyi hayata geçirdi. İyi de oldu.
“Zonguldak 2008 1. Edebiyat Şenliği” düzenledi belediye. Duyan herkes şaşırdı. “Nerden çıktı bu fikir” diye kendi kendine sordu.
Belediyelerin amacı sadece yol, kanalizasyon yapmak, su parası toplamak değil elbette. Sosyal aktiviteler de yaparak halkının sosyal kültürel ihtiyaçlarının da karşılanmasını sağlamaktır.
Zonguldak Belediyesi güzel bir fikir ortaya attı, bu fikri uyguladı şenliği düzenledi, geleneksel hale gelecek inşallah.
 Diğer belediyelere de örnek olmalı.

Sözümüz siyasetçilere

Oylarımızla seçilen siyasetçilerden beklentilerimiz var. Toplumun yararına olan, yasaların çıkarılmasını bekliyoruz.
Kendi maaşlarını bir gecede artıran siyasetçiler, ne yazık ki, toplumu ilgilendiren yasaların çıkarılması yönündeki gayretlerinde biraz esnek davranıyor.
Vatandaşın huzuruna çıktıklarında söz verenler, Ankara’ya gittiklerinde unutuyor.