
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu bir
basın açıklaması yaparak, Koronavirüs salgını önlemleri kapsamında Meclis’e
gelecek bir torba yasa tasarısı ile işten çıkarmaların 3 ay süreyle
yasaklanmasını da içeren düzenlemenin yetersiz olduğu belirtti.
Açıklamada, “Öncelikle işten çıkarmayı yasaklayan bu
düzenlemenin bu kısmını doğru bulduğumuzu belirtmek isteriz. Ancak taslak diğer
yönleri itibari ile yetersiz ve işçiyi tam olarak korumaktan uzaktır. İşten
çıkarmalar tamamen yasaklanmalıdır. Ücretsiz izin meşrulaştırılmamalıdır.
Ücretsiz izindeki işçi sefalete mahkum edilmemelidir” denildi.
Açıklama şöyle;
“Sendikalar ile paylaşılmadan kamuoyuna açıklanan ve
kamuoyuna yansıdığı kadarıyla bilgilendiğimiz kanun taslağı 4857 sayılı İş
Kanunu’na geçici bir madde eklenmesini öngörüyor ve İş Kanunu kapsamında olan
veya olmayan her türlü işçinin iş sözleşmesinin üç ay süreyle
feshedilemeyeceğini düzenliyor. Fesih yasağının olduğu durumlarda işverene
işçiyi ücretsiz izne ayırma yetkisi veriliyor.
Öncelikle işten çıkarmayı yasaklayan bu düzenlemenin bu kısmını doğru
bulduğumuzu belirtmek isteriz. Ancak taslak diğer yönleri itibari ile yetersiz
ve işçiyi tam olarak korumaktan uzaktır.
Yasa taslağına göre fesih yasağı uygulanan hallerde
işveren işçiyi ücretsiz izne ayırabilecektir.
Yasa taslağı işçileri ücretsiz izne mahkûm etmektedir. Ücretsiz izin
uygulaması meşrulaştırılmamalıdır. Taslak ile ücretsiz izin meşrulaştırılmakta
ve devlet, ücretsiz izne çıkarılan işçiye her gün için 39,24 Türk Lirası nakdi
ücret desteği vermektedir. Yasa taslağı ile İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işçiye
daha az ödeme yapmanın önü açılmıştır.
Zira devletin fon üzerinden ücretsiz izne çıkarılan
işçiye ödeyeceği ücret çok düşük olup geçim şartlarını karşılamaya
yetmemektedir. Oysa ki İşsizlik Sigortası Fonu’nda yeterli kaynak vardır.
İşsizlik Sigortası Fonu işçilerindir. İşveren tarafından ücretsiz izne
çıkarılan işçilere devlet bu fon üzerinden bu işçilere daha yüksek ücret
ödemelidir.
Devletin ücretsiz izne çıkartılanlara vereceği nakdi
ücret desteği, işçilerin geçim şartlarını karşılamamaktadır. Taslak ile
ücretsiz izne çıkarılan işçilere normal şartlarda hak edecekleri işsizlik
ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden çok daha düşük ödeme yapılmasının önü
açılmıştır. Güçsüz durumda olan işçi daha da güşsüzleştirilecektir. Bu kabul
edilemez niteliktedir. Zira kısa çalışma
ödenekleri daha fazladır. İşverenin öncelikle kısa çalışma talebinde bulunması
ve çalışmayan işçiye kısa çalışma ödeneği ödenmesi hedeflenmelidir. Kısa
çalışma, işyerinde faaliyetin tamamen durması ve işçinin işe gitmemesi,
ücretinin yaklaşık yüzde altmışını kısa çalışma ödeneği adı altında İŞKUR'dan
alması anlamına gelmektedir. Oysa yasa ile işverene kısa çalışma talebinde
bulunmadan doğrudan işçileri ücretsiz izne ayırma yetkisi verilmekte ve bu
işçilerin fondan günlük 39,24 TL alması durumu oluşmaktadır. Bu rakam ise kısa
çalışma ödeneğinden daha düşük olacaktır.
Taslak ile COVİD-19 salgın hastalık neticesinde kamu
yararının gerektirmesi nedeniyle üç ay süreyle İş Kanunu’nun 25. maddesinin
birinci fıkrasının ikinci bendinde gösterilen sebepler dışında işçilerin iş
sözleşmesinin işveren tarafından feshedilemeyeceği öngörülmüştür. İş Kanunu
madde 25/1-II’de yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve
benzeri nedenler hariç her türlü işten çıkarma yasaklanıyor. Taslakla 3 ay süre
ile işçi çıkartma yasağı getirilmiştir. Ancak İş Kanunu'nun 25. maddesinin 2.
fıkrasında yer alan 'işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı'
nedeniyle yapılacak fesihler kapsam dışında tutulmuştur. Bu 3 aylık sürede
işveren işçiye ücretsiz izin kullandırabilecektir. Kanaatimize göre bu salgın
sürecinde İş Kanunu'nun 25/2 maddesi de işletilmemelidir. Koronavirüs koşulları
bitinceye kadar işveren hangi gerekçe ile olursa olsun işçiyi işten
çıkarmamalıdır. Haklı nedenle işten çıkarma maddesi uygulanırsa işçi mevcut
şartlarda dava açamayacağı gibi İşsizlik Sigortası hükümlerinden de
yararlanamayacaktır. Bu da işçiyi mağdur edecektir.
İşten çıkarmanın yasaklanmasını önemli buluyoruz ama
taslak metninde eksiklikler olduğunu da belirtiyoruz. Taslak metni tam
anlamıyla işçiyi korumaktan uzaktır. Yasa taslağı işçileri ücretsiz izne mahkûm
etmiştir.
Ücretsiz izni meşrulaştırmayı ve işçilerin daha düşük
ücret almasını öngören bu düzenleme asla kabul edilemez.
Toplu iş sözleşmesi yetki tespiti işlemlerinin
durdurulması kabul edilemez.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca
oluşturulan Koronavirüs tedbirleri hakkındaki yazı ile Sendikalar ve Toplu İş
Sözleşmesi kanununun 42. maddesi gereğince Çalışma Genel Müdürlüğü ve Görevli
Makam tarafından yürütülen yetki tespiti iş ve işlemleri geçici süreyle
durdurulmuştur. Bu durum örgütlenme sürecini yavaşlatacağından kabul edilebilir
olmadığını da belirtmek isteriz.”
