
Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan, Cumartesi
günü Badalıoğlu Parkında Elmas TV’de yaptığı canlı yayında, birçok konuya
açıklık getirdi ve en büyük nokta atışı da Zonguldak’taki basın ile ilgili
söylediği sözler ve koyduğu teşhisti.
Dr. Ömer Selim Alan ne dedi:
“Zonguldak yerel basını Türkiye’deki yerel basına göre
çok geri kalmış ve nüfus sayısı ve yüz ölçümüne göre en fazla yerel basını olan
bir il ve Zonguldak’ta basın kendi aralarında bir araya gelemiyor. Zonguldak
basını olaylara, yapılan hizmete göre yorum yapmıyor, kişilere göre haber
yapıyor. Birçok bazın kişilerin özel hayatı ile ilgili yalan, yanlış haberler
yapıyor. Bazı kişi ve bazı yerlere göre
haber yapıyorlar. Evet basın bizi eleştirsin, söz verdiğimiz vaat ettiğimiz
hizmetleri yapmayıp, geciktirdiğimiz olur yapamadığımız hizmetler olur, yanlış
bilgilendirmeler olur bu konuda eleştirilere açığım ama kalemlerini bir
yerlerin emrinde, birilerini karalamak, birilerinin ailesi ile kendisi ile
ilgili belden aşağı yalan, yanlış bilgilerle haber yapmalarını şiddetle
kınıyorum ve basın savcılarını bu konuda göreve davet ediyoruz” dedi.
ŞİMDİ LOKMAN GÜL’ÜN YORUMU
Evet, Lokman Gül ve HÜRDÜŞÜN Gazetesi olarak Dr. Ömer
Selim Alan’a bu konuda katılıyorum.
Basın tarafsız olmalı.
HÜRDÜŞÜN kuruluşundan beri her zaman söylüyorum, bundan
sonra da söyleyeceğim.
Zonguldak basını diğer illere göre çok kalitesiz ve diğer
illere göre çok fazla gazete var.
Eline kalem, kağıt alan gazeteci oluyor. Gazetecilik
mesleği şerefli, onurlu bir meslektir. Her önüne gelen gazetecilik yapmamalı. Yasalar
bunlara izin vermemelidir.
Zonguldak basını hiçbir zaman kendi içinde birliği
sağlayamadı, sağlayamaz da.
Zonguldak basınında hepsinden bahsetmiyorum; aralarında
bir kere çıkar çatışması var.
Bazılar kalemlerini, gazetelerini, köşe yazarlarını vatandaşa
şantaj aracı olarak kullanıyorlar. Kişilerin yaptıklarını, özel hayatlarını,
ailelerinin özel hayatları ile haber yapmalarını hiçbiri zaman tasvip etmedim,
etmem de.
O insanların da ailesi, çocukları var.
Aynı durumu kendileri için de düşünmeliler.
Ama Zonguldak’ta şantaj, tehditle kurumları, siyasileri,
iş insanlarını tehdit edenler de Zonguldak kamuoyu tarafından da biliniyor.
Ama bu şantajcı kalemlerin tehditlerle bir şeyler elde
etmek isteyen gazeteci, köşe yazarlarına ne hikmetse bazı siyasiler, bazı
kişiler sahip çıkıyorlar.
Bir de bunları bir araştıralım.
Şu bir gerçektir ki, kimse de dürüst gazetecileri tehdit
edemez.
Zonguldak basınında birlik beraberlik olmadığı için
Zonguldak şehri Türkiye’nin incisi ve ekonomi konusunda “Türkiye’nin Almanya’sı” olarak bilinirken,
şimdi modern bir köy durumunda.
Basında birlik ve beraberlik olmayınca başta
milletvekilleri, siyasiler, bürokrasi, Belediye başkanları, iş insanları
görevlerini, işlerini istedikleri gibi yapıyorlar.
Yanlış bir hareketle karşılarında güçlü bir basın
olmayınca umursamıyorlar.
Güçlü bir basın o şehrin aynasıdır.
Güçlü bir basını olan şehre hizmet gelir, aş gelir,
ekonomisi de güçlenir.
Bu Zonguldak’ın şu anki durumuyla gözükmüyor.
Her zaman tüm basın camiasına söyledim.
Gelin birlik olalım, şehrimiz kazansın.
Dürüst insanlar kazansın, art niyetli siyasetçisinden,
bürokrasisine, iş insanlarına kadar hepsine dur diyelim.
