
Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği Yönetim Kurulu
Başkanı Turhan Demirtaş, Zonguldak Kız Meslek Lisesi’nin deprem raporunun
olumsuz olmasının şaşırtıcı olmadığını söyledi.
“Konunun yine ısıtılıp gündeme getirilmesinden,
anlaşılıyor ki; art niyetli birileri el altından, bu eğitim yuvasının
yıkılması, yerine hastaneye otopark yapılması için uğraşıyorlar. Kurul
Üyelerine her türlü baskıları yapabilir ve yaptırabilirler, kültür varlığı olarak
tescilini engelleyebilirler” diyen Demirtaş, yaptığı açıklamada şunları ifade
etti.
“KIZ MESLEK LİSESİNİN DEPREM RAPORUNUN OLUMSUZ OLMASI
BİZCE HİÇ ŞAŞIRTICI DEĞİL”
“Gerçeğini göremedik ama, yerel gazetelerin internet
sayfalarında; “Kız Meslek Lisesini yıkmanın yolu bulundu” başlıklı, deprem
raporunun olumsuzluğu hakkında yazılanları hep birlikte okuduk.
Otoparkı unutulan Şehir Hastanesine otopark yapmak için
yıkılması gerekir söylemleriyle 6-7 ay önce gündeme getirilen ve birileri
tarafından istenip takip edilen Kız Meslek Lisesinin deprem raporunun olumsuz
olması bizce hiç şaşırtıcı değil.
Zira 1960 yılı imkan ve teknolojisiyle, o günün deprem
yönetmeliğinin kabullerine göre yapılmış bina, bu günün bilimsel değer ölçüleri
ve teknolojisi gereği, verilen rapor elbette yapının depreme dayanıksız olduğu
şeklinde çıkacaktı. Zaten çıkmaması şaşırtıcı olurdu.
Yönetmeliklere göre 2000 yılından önce yapılmış tescilli
yapılanların hiç biri bu günkü verilere göre depreme dayanıklı raporu alamaz.
Atalarımızın emaneti tarihi mirasımız binaların hiç biri deprem yönetmeliğine,
deprem şiddet değerlerine göre güçlendirilmedikçe depreme dayanıklı raporu
alamaz?
Ancak bu rapor, binanın kültür varlığı olarak tescili
çalışmalarını ve kararı kesinlikle etkilemez.
Çünkü, Bir yapının kültür varlığı olarak tescili ayrıdır,
depreme dayanıklı olup olmaması ise ayrıdır.
Asıl olan yapının; kültür varlığı olarak tescili için
gereken bilgi ve belgeleri taşımasıdır.
Yapılar, depreme dayanıklı değilse, güçlendirilir. Ki, bu
okul güçlendirilmeye çok müsait.
Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun değerli
bilim insanları; Cumhuriyetin 37. yılında,
özellikle sadece kız enstitüsü ihtiyaçları düşünülerek
planlanıp, o şekilde inşa edilen, o dönem ülkemizde sadece bu amaçla inşa
edilen 2. veya 3. Kız Enstitüsü binası olan, Zonguldak’ta yaşayanların derin
hatıralarını taşıyan, özgün mimarisi olan bu tarihi eğitim yuvasını; deprem
raporuna bakarak değil, kültür varlığı olarak değerlendireceklerdir.
“ART NİYETLİ BİRİLERİ EL ALTINDAN, BU EĞİTİM YUVASININ
YIKILMASI, YERİNE HASTANEYE OTOPARK YAPILMASI İÇİN UĞRAŞIYORLAR”
Konunun yine ısıtılıp gündeme getirilmesinden,
anlaşılıyor ki; art niyetli birileri el altından, bu eğitim yuvasının
yıkılması, yerine hastaneye otopark yapılması için uğraşıyorlar. Kurul
Üyelerine her türlü baskıları yapabilir ve yaptırabilirler, kültür varlığı olarak
tescilini engelleyebilirler.
Kurul Üyelerinin özgürce karar vermelerinin
sağlanabilmesi, ancak ve ancak; Kız Meslek Lisesinin yıkılmasına karşı olan
Zonguldaklıların, uyanık olmalarıyla, özellikle de başta kadınlarımızın
örgütlenip itiraz seslerini yükseltmeleriyle, siyasi partileri, belediyeleri,
basınımızı, eğitim sendikalarını, meslek odalarını, sivil toplum örgütlerini
bilgilendirerek destek istemeleriyle mümkün olabilir.
Kamuoyunun, özellikle kadınlarımızın sesi ve desteği
olmazsa; kurul üyeleri, siyasi baskılara dayanamayabilir ve kararları olumsuz
yönde olabilir endişesindeyiz.
Zonguldaklılardan itiraz sesi yükselmezse sonuç;
yıkılmasına karşı çıktıkları 60 yıllık kültür ve eğitim yuvası Kız Enstitüsü
binasının yıkılmasını, yerine otopark yapılmasını seyretmeleri olacaktır.
Otoparkı olmayan hastaneye onay verenlerin, yapan
müteahhitlerin, otopark için şu anda dahi mevcut boş olan alanları otopark
alanı olarak belirleyen imar planı tadilatı yapmayanların, otopark için 60
yıllık eğitim yuvasını yıkmak isteyenlerin mi, kültürümüzün parçası eğitim
yuvasını yaşatmak isteyenlerin mi sözü dinlenecek izleyeceğiz.
Kız çocuklarının eğitimine gönül veren tüm kadın
kuruluşlarını öncülük yapmaya çağırıyor, saygılarımızı sunuyoruz. Kentin sakini
değil, sahibi olalım” dedi.
