
Yaklaşık 10 gündür Kdz. Ereğli’nin il olması ve yahut
Düzce iline bağlanması konusunda, Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ortaya
bir söz söyledi, gerek Ereğli, gerekse Zonguldak hem siyasetçiler, hem de basın
bu konu üzerinden yorumlar yapıyor.
Zonguldak Türkiye’de içinden 2 tane ilçeyi il yaptıran
bir il olarak tarihe geçmiştir.
Keşke Bartın ve Karabük Zonguldak’tan koparılıp, il
yapılacağına başta Ereğli il olsaydı da Zonguldak devletin tüm nimetlerinden
faydalansaydı.
Ereğli uzun yıllardır Zonguldak’tan ayrılıp il olmak için
siyasetçiler, Oda’lar, kitle örgütleri mücadele verdi.
Zamanın DSP Milletvekili Boray Baycık da çok uğraştı.
Ben yine bu köşemde, o zaman Boray Baycık’ı çok
eleştirmiştim.
Kalemimin dozunu da biraz kaçırınca ceremesini adalet
önünde çektim.
Ereğli niye ağlıyor, hükümetten en çok nemalanan, yatırım
alan bir ilçe.
Erdemir’i var.
Erdemir’de 10 binin üzerinde insan çalışıyor.
Tersaneler var.
İşsizlik yok denecek kadar az.
Bence Zonguldak Ereğli’deki Erdemir’in yüzünden büyük
kayıplar yaşıyor.
Ne yatırımcı geliyor, ne bir sanayici gelip de fabrikalar
Zonguldak’ın bir ilçesine, şehrine yatırım yapmıyor.
Erdemir Zonguldak’ın milli hasılasını yüksek gösteriyor.
Teşvik yok, kalkınmada öncelikli bir vilayet değil, yatırım
yok, devletin bütçesinden gelen pay az ama dün il olan Düzce’ye bakın. Teşvik
olunca tüm yatırımcılar Düzce’ye yatırım yapıyorlar.
Ereğli Belediye Başkanı Ereğli’nin il olması veyahutta
Zonguldak’tan ayrılıp Düzce’ye bağlanmasını isteyeceğine, son 15 yıldır
Ereğli’de olan bitenleri konuşmalı.
Son 15 yıldır Ereğli her ortamda icraatları ile gündemden
düşmüyor.
Ereğli’de 20-25 sene önce ağır abiler, sözü geçen
insanlar, oda başkanları, siyasiler varken gıpta ile gösterilen bir ilçeydi.
Eski insanlar birçoğu vefat etti. Allah rahmet eylesin.
Şimdilere gelelim;
Ereğli’de gün geçmiyor ki bir olay olmasın.
Bakın 15 yıldır gelen bürokrasilerin bazılarına, Oda
başkanlarının bazıları nelerle anılıyor hovardalıklarıyla.
Bakıldığında bazı oteller, otel yerine başka amaçla
kullanılıyor.
Devletin yaptırdığı Kandili yolu üzerindeki satış yapılan
barakalar ihtiyaç sahiplerine verilmeyip, hangi güçlü siyasetçilere verildiğini
konuşan yok.
Sonuç olarak Ereğli’de yönetim boşluğu var.
Siyasetçiler ilçelerine sahip çıkacaklarına ahbap-çavuş
ilişkilerin içinde olup her melanetlerin içindeler.
Odaların bazı başkanlarına bakıyorsun seçimlerde
seçilemeyince entrikalarla koltuğa nasıl oturduklarına baksınlar.
Sonuç olarak Ereğli her konuda kazandı ama Zonguldak
kaybetti.
***
TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR!
Koronavirüs salgını Türkiye’de olduğu gibi Zonguldak’ta
da üst seviyelere çıktı.
Ereğli, Çaycuma ve Gökçebey’de vaka sayıları çok arttı.
Hastanelerde yer sıkıntıları başladı.
Ereğli, Çaycuma ve Gökçebey ile Tıp Fakültesi’ne hasta
yollanmaya başlandı.
Vatandaşların vurdumduymazlığı, birçok insanı bu
hastalığa yakalanmalarına sebep oluyorlar.
Sağlık Bakanlığı tarafından bazı yasaklar getirilmesine
rağmen hala bazı vatandaşlar “^Maske, Mesafe, Hijyen” kurallarına uymuyorlar.
Sokaklarda, kapalı yerlerde, “Maske ve mesafe”
kurallarına uyan yok.
Hastanelerde, yoğun bakım ünitelerinde yatakların doluluk
oranı yüzde 90’ları geçti.
Ölümler arttı, hastanelerde personel ve doktorların da
Koronavirüs hastalığına yakalanmaları sağlık çalışanlarını da sıkıntıya soktu.
Böyle giderse başta doktorlar ve sağlık çalışanlarının da
büyük sıkıntılar görüleceği, şu an hastanelerde doluluk oranları çok fazla.
Birçok insan test yaptırmak için hastanelere akın etmesi,
uzun kuyruklar oluşturması böyle giderse salgının daha da artacağı,
hastanelerde yatak bile bulunamayacağı, belki de bir hastaneyi daha komple
korona hastalarına tahsis edileceğe benziyor.
Şayet kurallara uyulmaz ise çok yakında Koronavirüs senin
kapını da çalabilir.
Dikkat…Dikkat…Dikkat…
“Maske, Mesafe, Hijyen”e çok ama çok dikkat edilmesi
lazım.
