
Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu
Müessese Müdürlüğü’nde maden ocağında 3 Mart 1992'de meydana gelen grizu
faciasında yaşamını yitiren 263 maden şehidi, facianın 29’uncu yıl dönümünde
dualarla anıldı.
Törene Vali Mustafa Tutulmaz, CHP Zonguldak Milletvekili
Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, TTK Genel Müdürü
Kazım Eroğlu, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil,
Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş, İl Genel Meclisi Başkanı Necdet Karaveli,
GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, Genel Mali Sekreteri Volkan Yıldız,
Genel Sekreter Ertan Kaya, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun
Demir, TTK Genel Müdür Yardımcıları, TTK Müessese Müdürleri, CHP Zonguldak İl
Başkanı Murat Pulat ve ilçe başkanları, bürokratlar, GMİS’e bağlı Şubelerin
başkan ve yöneticileri, siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin ve
sendikaların temsilcileri, Zonguldak Kömür Sporlu futbolcular ile gece
vardiyasından çıkan işçiler ve gündüz vardiyasına girecek olan madenciler ve
şehit madencilerin aileleri katıldı.
Anma programı, şehit maden işçileri için saygı duruşunda
bulunulmasıyla başladı.
VALİ TUTULMAZ; MADENCİLİK ZOR BİR GÖREV
Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, törende yaptığı
konuşmada madenciliğin çok zor bir meslek olduğunu belirterek “3 Mart 1992
tarihi ve değişik tarihler Zonguldak ve bu bölge için hüzün günleridir. Bugüne
kadar sayıları 5 binleri bulan maden şehitlerimizi değişik vesilelerle
anıyoruz. Bugün de 1992 yılında elim kazada şehit olan 263 arkadaşımızı
anıyoruz. Allah onların mekanını Cennet etsin, Allah yakınlarına sabır versin.
Gerçekten madencilik zor bir görev. Az önce genel müdürümüzün bahsettiği gibi
eksi 600’lerde çalışıyor olmak çok zor bir duygu. İnsanların kısa süreliğine
bile bulunmaktan kaçınacağı bir ortamda bir ömür geçirmek kolay değil. İşte
buna talip olan ve bunu devam ettiren madenci kardeşlerimi kutluyorum.
Zonguldak, madencilik ile var olan, bugüne kadar da hayatını önemli bir şekilde
devam ettiren şehirlerimizden birisidir. Hatta varlık sebebi Zonguldak’ın
madenciliktir. Tabii son zamanlarda dünyadaki gelişmeler, küreselleşme ve
benzeri etkilerle madencilikte ve özellikle kömür madenciliğinde bir gerileme
söz konusu. Ancak refah istiyorsak, geleceğimizi daha üst düzeylerde kurmak
istiyorsak madenciliğe her zaman ihtiyaç var. Bunu tabii daha verimli, daha
güvenli ve daha ekonomik şekilde nasıl elde edebiliriz buna daha çok kafa
yormamız gerekiyor. Bunu başarabildiğimiz sürece hem çalışanlarımızın
güvenliğini sağlamış oluruz hem buradaki hemşerilerimize iş kapısı olarak devam
ettirmiş oluruz.
Bütün maden şehitlerimizi, ülkemizin birliği, dirliği,
huzuru için şehit olan tüm güvenlik güçlerini, görev şehitlerini huzurunuzda
saygı ile anıyorum, Allah’tan rahmet diliyorum.
Ülkemizin geleceği İnşallah daha güzel olur” dedi.
Vali Tutulmaz, pandemi ile ilgili uyarılarda da
bulunarak, normalleşme sürecinin kalıcı olması için tedbirlere sıkı sıkıya
uyulması gerektiğini belirtti.
YEŞİL; TÜM MADEN ŞEHİDİ AİLELERİ HAKLARDAN YARARLANMALI
GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, en büyük maden
kazalarından birinin 29 yıl önce Zonguldak'ta yaşandığını söyledi. Taşkömürü
üretimini artırabilmek için işçi açıklarının giderilmesi gerektiğini vurgulayan
Yeşil, belirli tarihler arasında şehit olan madencilerin yakınlarına tanınan
hakların tüm maden şehidi yakınlarına tanınması gerektiğini belirtti.
Yeşil şöyle konuştu; “Burada, bundan tam 29 yıl önce
büyük bir grizu faciası yaşadık. 263 arkadaşımızı kaybettik. Arkadaşlarımıza
Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Yine burada 7 Ocak 2013 tarihinde taşeron şirketin
çalıştığı alanda meydana gelen kazada da 8 arkadaşımızı kaybettik. Tüm maden
şehitlerimizi bir kez daha rahmet, sevgi ve saygıyla anıyoruz.
Ruhları Şad olsun.
MADENCİLİK DÜNYANIN EN ZOR MESLEĞİ
Madencilik, dünyanın en zor, en ağır ve en riskli
mesleklerinden biri. Bunu en iyi bizler biliyoruz. Çünkü bu Havzada, yaklaşık
173 yıldır kömür üretiyoruz. Atalarımız ve bizler, 173 yıldır, yerin yüzlerce
metre altında doğayla kavga ediyoruz. Elbetteki bu kavgada zaman zaman yenik
düştüğümüz oluyor, canımız yanıyor.
Her kavgadan dersler çıkartıyor ve her zaman galip
gelmenin yollarını arıyoruz. Çünkü madenler halen dünyanın en değerli
kaynakları ve insanlığın daha çağdaş, daha sağlıklı ve daha güvenli
yaşayabilmesi için vazgeçilmez öneme sahip.
TÜRKİYE’NİN KÖMÜRE İHTİYACI VAR
Yerli ve milli kaynakların hak ettiği şekilde
değerlendirilmesi ithalattan, dışa bağımlılıktan ülkemizi kurtaracaktır.
Türkiye’nin kömüre ihtiyacı var. Kömür burada var. Ama yeterince üretemiyoruz.
Ve Türkiye, ihtiyacının büyük bir çoğunluğunu dışarıdan alıyor.
TTK’nin üretimini artırabilmesi için işçi açıklarının
giderilmesi gerekiyor. Dönem dönem TTK’ya işçi alındı ancak emekliliklerin
sürmesi nedeniyle işçi sayımız azalmaya devam etti.
Mekanize, yarı mekanize ve esnek mekanize gibi teknolojik
yatırımlar yapılıyor. Ancak yeterli işçi olmadan kömür üretimimizi artıramayız.
Bizler, madenciler olarak salgın hastalık demeden
fedakarca çalışmaya, ülkemiz ekonomisine katkı vermeye devam ediyoruz. İşçi
açıklarımız giderilir, TTK norm kadro ile çalışır duruma getirilirse ülkemizin
taşkömürüne olan ihtiyacını daha fazla karşılayabiliriz. Türkiye’nin
Zonguldak’a, taşkömürüne, TTK’ya, yani sizlere ihtiyacı var. Sizin yeryüzüne
çıkartacağınız bir avuç kömür, bu ülkenin dışarıya daha az para vermesi ve bu
ülke insanının daha iyi yaşaması için çok önemli. Bu gerçekleri bıkmadan
usanmadan anlatıyoruz. Hem ilgililere, hem de Türkiye kamuoyuna anlatıyoruz.
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ GÖRÜŞMELERİNE BAŞLAYACAĞIZ
2021-2022 yıllarını kapsayacak ve kadroya geçen işçiler
dahil 1 milyon 200 bini aşkın işçiyi ilgilendiren kamu işyerleri toplu iş
sözleşmeleri dönemindeyiz.
Genel Maden İşçileri Sendikası olarak TTK’yı kapsayan
29’uncu Dönem, MTA’yı kapsayan 19. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine
başlayacağız.
Toplu İş Sözleşmesi Taslaklarımızı kısa adı TÜHİS olan
Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası’na teslim ettik. Yakında
görüşmelere başlayacağız.
Toplu sözleşme görüşmelerinin her aşamasında sizleri
bilgilendirecek ve görüşlerinizi alacağız.
MADEN ŞEHİDİ AİLELERİNİ MAĞDUR EDEN TARİH SINIRLAMASI
KALDIRILMALIDIR
2014 yılında Soma’da özel sektör işletmesinde 301 madenci
kardeşimiz hayatını kaybetti. Bu faciadan sonra yeraltı maden işletmelerinde
ciddi önlemler alındı ve denetimler artırıldı.
İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yanı sıra, maden
şehitlerinin yakınlarına da bazı haklar tanındı. Ancak 1992 Kozlu grizu
faciasında Şehit olan 263, 1983 Armutçuk grizu faciasında şehit olan 103
madenci kardeşimiz başta olmak üzere, 10 Haziran 2003 öncesi ve 13 Mayıs 2014
tarihinden sonra şehit olan madenci yakınları bu haklardan yararlanamıyor.
Yaklaşık 500 maden şehidi ailesini mağdur eden bu sınırlama kaldırılmalıdır.
BİRLİK, BERABERLİK İÇİNDE SORUNLARI ÇÖZECEĞİZ
1 yıldır, tüm dünya gibi ülkemiz de çok zorlu bir
süreçten geçiyor.
Koronavirüs salgını; sağlığımızın yanı sıra hem
üretimimizi, hem çalışma hayatımızı, hem ekonomiyi olumsuz etkiledi, etkiliyor.
Sizin sağlığınız ve huzurunuz, öncelikle aileniz ve sonra
da, ülkemiz ve toplum için çok önemli. Her şeyden önce sağlığınıza dikkat
edeceksiniz. Çalışma ortamınızın güvenli olmasını sağlayacaksınız. Biz sizlerin
her türlü sorununuzu çözmek, sağlıklı ve verimli çalışacağınız koşulları
oluşturmakla sorumluyuz. Sonrasında birlik ve beraberlik içinde, Kurumun,
Zonguldak’ın, bölgenin ve ülkenin sorunlarını çözeriz.
Bu duygularla maden şehitlerimize bir kez daha rahmet
diliyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum”.
EROĞLU; KORUMA, KOLLAMA VE GÖZETME SORUMLULUĞUMUZ VAR
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Kazım Eroğlu
şöyle konuştu; “3 Mart olduğunda ben burada 6 yıllık mühendistim. 5 yıl sonra
1997’de en son cenazeyi aldığımızda işletme müdürüydüm. Tabii bu travmayı ve bu
duyguları yaşamış bir insan olarak kazanın yıldönümünde bazı kelimeleri cümle
haline getirmek benim için hayli zor. Denizin -560 metre altında çalışıyoruz.
Sayın Valimle görüşürken dedi ki yerin altında, denizin -560 metre altında
çalışmak nasıl bir his. Evet gerçekten yaşam şartları olarak da riskleri
değerlendirme açısından da denizaltı.
Şu kuyudan ocağa adım attığımız andan itibaren çalışan
mekanizma, merdiven, basamak, sahanlık, yer altında indiğimiz ortam, bütün
hepsinin bir standardı var ve bu standartların gereğini yerine getirme sorumluluğumuz
var. Biz bunun bilincindeyiz. Kanun koyucu bizim sorumluluğumuzu koruma,
kollama ve gözetme sorumluluğu diye tanımlıyor. Gerçekten son derece doğru.
Takdir edersiniz ki bu bir takım oyunu, bir ekip oyunu. Birimizin yapacak
olduğu bir yanlış hepimiz etkileyecek.
3 Mart 1992 ve 7 Mart 1983’te dikkat ederseniz Mart
ayında meydana geldi. O dönemdeki atmosferik şartlardaki ani basınç düşmesi
var. Bu atmosferik şartlarda vuku bulan olaylarda iki travmatik kaza yaşadık.
Biz bu bilgileri alıyoruz ve mutlaka bu bilgiler doğrultusunda
değerlendirmelerde bulunuyoruz. Riski ortadan kaldırabilmek için hizmet içi
eğitimlerde değerlendiriyoruz.
Kazanın yıldönümünde bizi yalnız bırakmadığınız için
tekrar teşekkür ediyorum. 3 Mart 1992’de, 7 Mart’ta 1983’te hayatını kaybeden
madencileri ile tüm şehit madenci kardeşlerimizi rahmetle anıyorum”
YAVUZYILMAZ; TBMM’YE YASA TEKLİFİ VERDİM, REDDEDİLDİ
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ise Soma
faciasının ardından maden şehitlerinin yakınlarına haklar tanındığını ancak
bunun belirli tarihlerle sınırlandırıldığını söyledi. Yavuzyılmaz, TBMM’de
tarih sınırlandırmasının kaldırılması için verdiği mücadeleyi anlattı.
Maden şehitlerinin yakınlarına tanınan hakların
kapsamının genişletilmesi ve tarih sınırlamasının kaldırılması için TBMM’ye
yasa teklifi verdiğini ancak reddedildiğini belirtti.
Yavuzyılmaz, “Bu kanun teklifi kabul edilseydi hem 1992
Kozlu, hem de 1983 Armutçuk maden şehitleri başta olmak üzere maden
şehitlerinin yakınlarına devlette istihdam sağlanacaktı. Bir yıl sonra, yine 3
Mart anmasında bir araya geldiğimizde umarım bu ayıp da ortadan kalkmış olur”
dedi.
Konuşmaların ardından Maden şehitleri için Kuran-ı Kerim
okundu, dualar edildi.






