
Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu Madenci Anıtı’nda Zonguldaklılara konuştu ve önemli açıklamalar yaptı.
Madenci Anıtı’ndaki mitingde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu; “Zonguldak’a geldiğimde içimde hep bir burukluk hissederim. ‘Alın teri dökenlerin kent kenti’ diye, ‘Karaelmasın kenti’ diye hep düşünürüm.” Diyerek başladığı konuşmasının başında 1991 büyük madenci yürüyüşünü de unutmadıklarını belirterek şöyle konuştu.
“GÜNEY AFRİKA’DAN GETİRİYORLAR KÖMÜRÜ”
“Madenciler için dünya kadar şiirler yazıldığı günler yazıldı, öyküler yazıldı, romanlar yazıldı. Hayatını kaybedenlerin arkasından hep beraber gözyaşı döktük ama emeğin dediğimiz, emekçilerin dediğimiz bir kentin yürüyüşünü asla unutmadık.
Ankara’ya yürüyüşünü de asla unutmadık ama bugün Zonguldak bir emekliler kentine dönüştü. Emeklilerin yoğun olduğu bir kente dönüştü. Madeni nereden alıyorlar? madeni Güney Afrika’dan getiriyorlar. Güney Afrika’dan getiriyorlar kömürü. Dışarıdan getiriyorlar kömürü dünyanın parasını ödüyorlar. 50-60 milyon dolar paralar ödüyorlar. Allah aşkına şu dağların altında Karaelmas var ve çalışmak isteyen binlerce kişi var. Söz verdim daha önce geldiğimde; aynı sözü Allah nasip eder cumhurbaşkanı olduğumda onu da yerine getireceğim. Aşamalı olarak 5 bin işçi alacağım. Yıllardır söz verdiler yapmadılar. 5 bin işçi sözü verdim geldiler dediler ki 2 bin işçi alacağız. Hiç endişe etmeyin, sizin hakkınızı, hukukunuzu her ortamda savunacağım ve gereğini yapacağım hiç endişe etmeyin siz.
“ESNAF DA KAZANMIŞ OLACAK”
Emekliye yeteri kadar para vermiyorlar. Zaten işçi de doğru dürüst kalmadı. Batan kim? Esnaf. Esnaf da terk etti Zonguldak’ı. Çalışan yok, üreten yok, alın teri döken yok. Kazanan yok. Gidip alış veriş yapacak kişi de olmuyor.
Esnaf kardeşim de unutmasın. 5 bin işçi çalıştığında en çok esnaf da kazanmış olacak. 6 liderin sözü var esnafı sahipsiz bırakmayacağız. Onların Bakanlığını da kuracağız. Esnaf bakanlığımız da olacak. Herkesin kazandığı güzel bir Türkiye inşa etmek için yola çıktık. Kadınların derdini de gayet iyi biliyorum. Onların sorunlarını da gayet iyi biliyorum. Kırsalda yaşayan kadının, sorununu da biliyorum. Karadenizli kadının yürekli kadının nasıl çalıştığını ürettiğini, nasıl kazanmak istediğini onu da çok iyi biliyorum.”
“BU ZOR GÜNLER GEÇECEK, GÜZEL GÜNLER MUTLAKA GELECEK”
“Türkiye’nin bir değişime ihtiyacı var. Türkiye’nin huzura ihtiyacı var. Türkiye’nin ayrışmaya, kavgaya değil birlikte olmaya, birlikte çalışmaya ihtiyacı var. Her evde her mutfakta bereket ihtiyacı var. Birlikte yaşamaya ihtiyacımız var. Evet, bu zor günler geçecek, güzel günler mutlaka gelecek. Hiç endişe etmeyin bunu da sağlayacağız. Köyler boşaldı, köylerde kimse kalmıyor. Kalmak da istemiyor. Söz verdim ve gittiğim her yerde söylüyorum; Hiç endişe etmeyin bütün köy okullarını yeniden açacağız ve 100 bin öğretmenin atamasını yapacağız. İnsanlar evlatlarını okutmak için şehirlere geliyorlar. Köyde öğretmen olsun ne olacak? Köyün imamı var eyvallah. Köyün öğretmeni olacak eyvallah. Köyde ziraat mühendisi olsun, teknisyeni olsun eyvallah, Veteriner hekim olsun eyvallah. Niye olmuyor bunlar. Gencecik üniversiteyi bitirmiş işsiz. Onlara iş verin, köye gitsinler. Köyde çalışsınlar, köyde üretsinler, köylüye yardı etsinler. Çiftçi kazansın, herkes kazanacak burada.”
“İNSANCA, HAKÇA BİR DÜZENİ GETİRECEĞİZ”
Bu işin zarar edeni yok zaten. Eti dışarıdan getir, canlı hayvanı dışardan getir, buğdayı dışarıdan getir, arpayı dışarıdan getir, yulafı dışarıdan getir. Biz dışarıya mı çalışacağız. Milyar dolarları dışarıya öde. Olmaz biz bu düzeni ters düz edeceğiz. Ne ezen, ne ezilen insanca hakça bir düzen. Rahmetli Ecevit buranın da milletvekiliydi. O şöyle diyordu ne ezen de ezilen insanca hakça bir düzen diyordu. İnsanca hakça bir düzeni getireceğiz hiç kimsenin endişesi olmasın.
“EMEKLİ KARDEŞİM 15 BİN LİRALIK İKRAMİYESİNİ GÖRECEK”
“Emekli şehri dedim; Emeklilerden söz ettim. Eskiden burası çalışanın üretimin başkentiydi. Şimdi emeklilerin başkenti olma yolunda hızla ilerliyor. Bu tabloyu inşallah değiştireceğiz. Emekli de geçinemiyor. Ta; 2015 yılından bu yana hep ısrar ettim ‘emekliye Ramazan ve Kurban bayramında birer maaş ikramiye verin asgari ücret kadar olsun’ dedim. En azından torunu ve çocukları gelirken ceplerine 5-10 TL harçlık koyar bu insan ve sokağa çıkar kahveye gider, belki arkadaşlarına çay ısmarlar diye.”
“Önce ‘parayı nereden bulacaksın?’ dediler bir sürü laf ettiler arkasından Bin’er lira verdiler. Sonra ısrar ettim seçim geliyor ya biraz daha artırdılar. Sözüm söz asgari ücret kadar Ramazan ve Kurban bayramlarında emeklilere birer ikramiye vereceğiz sözüm söz. Kurban bayramında bankaya gidecek emekli kardeşim, bankadaki hesabına bakacak emekli kardeşim 15 Bin liralık ikramiyesini görecek. Kimin sözü Bay Kemal’in sözü. Bay Kemal sözünden dönmez.
‘Parayı nereden bulacaksın?’ diyorlar. Devasa bir bütçemiz var. Bütçeden paranın nereye harcanması gerektiğine siyasi iktidar karar verir. Siyasi iktidar dese ki, ‘emekliye az verin’ ve bütçeden para az ayrılır. Herkese para var, emekliye gelince ‘nereden bulacaksın!’ 27 buçuk yılımı devlete harcadım. Bütçe nasıl yapılır gayet iyi bilirim. Devletin de ne olduğunu gayet iyi bilirim. Paranın nerelere harcanması gerektiğini de bilirim. Savurganlığı önlemenin nasıl olması gerektiğini de gayet iyi bilirim. Emekliye para verilecek dersiniz, bütçeye ödeneği koyarsınız emekliye, Ramazan bayramında, Kurban bayramında zaten birer ikramiye vermenin hiçbir sakıncası yok. Ödeneğini koyarsınız para da ona göre harcanır.
Sözüm söz 418 milyar $’ı dışarıya götürenler size de sözüm söz götürdünüz paranın tamamını getireceğim ve bu millete vereceğim. Hiç endişe etmeyin, onlar sanıyorlar ki ‘Bay Kemal devleti bilmez milleti tanımaz’. Devlet bakidir. Devlet adalet üzerine inşa edilir. Devlet parti değildir. Parti devletine çevirdiler. Devlet liyakatli insanların yöneteceği bir devlet olacak. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın bunu da sağlayacağız. Her şeyi adalet üzerine kurmaya çalışıyorum bundan kimsenin şüphesi olmasın.”
“BEN BU MİLLETİN VİCDANINA GÜVENİYORUM”
“Bizim pırıl pırıl evlatlarımız işsiz ve gençlerimiz işsiz ama 3 bin 600 Suriyelimiz var sizlerin oyları ile Allah nasip ederse en geç iki yıl içinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi kendi ülkelerine uğurlayacağız.
Bize diyorlar ya ‘Bay Kemal Milliyetçi değil’ Ya vatanını seven kim? Bay Kemal. Yabancıları göndermek isteyen kim? Bay Kemal. Yabancılardan medet uman kim? Onlar. Her türlü kötülüğü yapan kim? Onlar. Ama suçlu Bay Kemal oluyor. Ben bu milletin vicdanına güveniyorum.”
“ARTIK BİR DEĞİŞME İHTİYACIMIZ VAR”
Beraber bu ülkeyi değiştireceğiz. Artık bir değişme ihtiyacımız var. Yeter artık 22 yıldır yeter. Memleketi ne hale getirdiler. Bu memleket bir kuru soğana muhtaç hale gelir miydi? Soğan alamaz hale geldik. Yazıktır günahtır. Mutfaklarda yangın var. Ben şunu çok iyi biliyorum; evladına beslenme çantasına ekmeğin arasına salça sürüp çocuğunu okula gönderen anneler biliyorum. Yazıktır, günahtır. Bu evlatlar bizim evlatlarımız bu evlatların karnı doysun istiyoruz. Hiç endişe etmeyin. Çocuk beslenme çantası olmadan okuluna gidecek, suyunu içecek, sütünü içecek arkadaşlarıyla beraber yemeğini yiyecek ve tok karınla evine dönecek. Hiç kimse endişe etmesin. O paraları niye getireceğim, onlar için getireceğim. Hiç endişe etmeyin. Ayrıca yatırım yapacağız.”
“DAHA GÜZELİNİ YAPACAĞIZ. DAHA İYİSİNİ YAPACAĞIZ”
“Efendim ‘Filyos limanını CHP gelirse, Kılıçdaroğlu gelirse yapmayacakmış!’. Niye yapmayalım? Sizin babanızın malı mı? Orası Türkiye Cumhuriyeti devletine ait ve yapacağız. Daha güzelini yapacağız. Daha iyisini yapacağız.
Karadeniz’de tersaneler var. Bu tersaneler büyümesi lazım. İstihdam yaratması gerekiyor. Yapmıyorlar. Para nereye gidiyor? Beşli çetelere gidiyor. Beşli çeteler ne yapıyor. ‘Şu Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayağını nasıl kaydırabiliriz, nasıl bunu Cumhurbaşkanı yapmaktan vaz geçirebiliriz’.
Sen saraylara güvenirsin ben halka güvenirim. Sen 5’li çeteler için çalışırsın, ben halk için çalışırım sizin için çalışırım. Bize milliyetçilik dersi veriyorlar. Bize milliyetçilik dersi verenlerin gerçek anlamda milliyetçi olması lazım. Kuzey Irak’ta askerin kafasına çuval geçirirken bunlar ne yaptılar? Seslerini bile çıkarmadılar. Sinan Ateş cinayetini gayet iyi takip ediyor bu kardeşiniz. Dosyayı kapatmaya çalışıyorlar kapattıramayacağım o dosyayı. Katilleri yakalayacağız ve adalete teslim edeceğiz. Aynı şekilde Gaffar Okkan için de. Hiç endişe etmeyin.”
“BAY KEMAL BUNA EVET DER Mİ?”
Bir Suriye tezkeresi var, diyorlar ki, ‘Kılıçdaroğlu Suriye tezkeresine niye hayır dedi?’ Suriye tezkeresinde ne vardı? Terör örgütleri ile mücadele için yabancı askerleri Türkiye’ye davet etme hakkı vardı. Ben, Milli kurtuluş savaşını veren ve o gelenekten gelen bir anlayışın siyasetçisi olarak kendi ülkemde hiçbir zaman bir yabancı asker postalı istemiyorum. Bahçeli’ye sordum, ‘Bu yabancı askerler kimi davet edeceksiniz. Amerikalıları mı, Rusları mı, Yunanlıları mı, Almanları mı, kimleri davet edeceksiniz?’ Erdoğan’a sordum; hangi yabancı askerleri davet edeceksiniz. Terörle mücadelede bizim güvenlik güçlerimiz tarih yazmışlardır ve terörle mücadelede büyük başarılar elde etmişlerdir.
Sen kalkıyorsun terörle mücadelede ‘yabancı askerleri davet edeceğim’ diyorsun Bay Kemal buna evet der mi? Bay Kemal milli kurtuluş savaşının ne olduğunu biliyor. Her şeyi biliyor.” dedi.
Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasının sonunda, miting alanındaki vatandaşlarla birlikte “Her şey çok güzel olacak” sloganları attı. Ve “Her şey çok güzel olacak, bu ülkeye baharları getireceğim” şeklinde söz verdi.
MADENCİLERE PLAKET VERDİ
Millet İttifakı 13. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinde görev yapan Zonguldaklı madencilere teşekkür ederken, sahneye çağırdığı madencilere onurluk takdim etti.
Kılıçdaroğlu Zonguldak il genelindeki tim CHP’li Belediye Başkanları ile milletvekili adaylarını da sahneye çağırarak tanıttı.
