

15 TEMMUZ VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE!
Terör örgütü FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 tarihinde kalkıştığı kanlı darbe girişimine karşı halkın ve demokrasi yanlısı güçlerin direnişiyle bastırılmasının 7’nci yılında Demokrasi ve Milli Birlik Günü, tüm Türkiye’de olduğu gibi Zonguldak’ta da törenlerle, etkinliklerle kutlandı, şehitler anıldı.
FETÖ’nün ülkeyi ele geçirmek için 15 Temmuz 2016 akşamı başlattığı darbe girişimi halkın darbecilere karşı sokaklara dökülmesi ve tankların-silahların karşısında durarak direnmesi sonucu engellendi.
Siyonist Amerikan uşağı FETÖ, emeline ulaşamadı.
Şehitler verdik, gazilerimiz oldu, çok insanın ocağı söndü ama demokrasimiz ve ülkemiz dimdik ayakta kaldı.
15 Temmuz’a kadar FETÖ’nün lider konumunda bulunanlar devletin her kademesine sızarak, kadrolaşarak günü geldiğinde devleti ve ülkeyi ele geçirme hesabı yaptılar.
Ama bu hesapları 15 Temmuz 2016’da ellerinde patladı.
FETÖ’nün ülkeyi ele geçirme hesabı yaptığı uyarılarını ve yaklaşan tehlikeyi görmezden gelenler oldu.
Sonuçta darbe girişimine halk dur dedi.
15 Temmuz’dan sonra olağanüstü hal şartlarında binlerce polis, asker, öğretmen, memur, işçi ihraç edildi.
Birçoğu yargılandı ve FETÖ ve darbeyle doğrudan iltisaklı oldukları belirlenen ceza evlerinde cezalarını çekiyor.
Ama ne hikmetse FETÖ’nün siyasi ayağına dokunan olmadı.
Siyasi ayağı olduğu gerekçesiyle kimse yargılanmadı, ihraç dahi edilmedi.
O zamanlar kurulan FETÖ borsası birçok FETÖcüyü kurtardı.
Parayı basan birden bire devletçi oldu.
Bazı insanları ise din kisvesi altında kandıranlar hala devletin-bürokrasinin içindeler.
Allah rızası için yardım edenler, dinini samimi bir ortamda yaşama gerekçesi olan mütedeyyin insanlar ise cezaevlerine atıldı, mesleklerinden ihraç edildi.
Örneğin 15 Temmuz öncesi olimpiyat düzenleyip FETÖ’ye övgüler düzenler ellerini kollarını sallaya sallaya gezerken din kisvesi altında aldatılanlar ve ibadetini yapma amacı olanlar toplu halde ihraç edildi veya yargılandı.
Terör örgütü FETÖ, insanların temiz din duygularını yine din kisvesi altında kullandı.
Ve süreç 15 Temmuz 2016 gecesi darbe girişimine dönüştü.
Halkımız vatan-bayrak-demokrasi-din diyerek bu darbe girişimini önledi.
Peki bugün çok sayıda cemaat-vakıf veya tarikat devlet içinde etkin değil mi?
Devletin Bakanlıklarına varıncaya kadar kadrolaşma içinde değiller mi?
Hatta bazı bakanlıklarda onların borusu ötmüyor mu?
15 Temmuz’dan önce FETÖ’ydü, şimdi değişik cemaat-vakıf ve tarikatlar etkin değil mi?
Mevki, makam ve görevler yine liyakat yerine “mensup” olmaktan geçmiyor mu?
Yani tarihten de musibetten de pek ders alınmışa benzemiyor!
Camide olması gereken cemaatin devlet kademelerinde olması ne demek!
Cemaatlerin liderleri lüks içinde saltanat sürerken müritleri ise şükür olsun diyor.
Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor.
FETÖ gibi terör örgütü din kisvesi altında örgütlenmişti.
Kimi terör örgütü ise bölme hedefiyle silahlı olarak örgütlenir.
PKK, yarım asra yakın ülkemizin başına bela olmuş, silahlı bir terör örgütüdür.
Binlerce şehit ve milyarlarca dolarlık zarara yol açan terör belasının baş sorumlusudur.
Ama dün bebek katili, terörist Apo denilenlere bugün kurucu lider Sayın Öcalan deniliyor.
Ülkemizi bölüp-parçalama hedefiyle emperyalizme hizmet edenler bugün barış havarisi gibi sunuluyor.
Kürt halkıyla PKK terör örgütünü bağdaştırmak doğru değil.
Bu topraklar Türklerin de Kürtlerin de Lazların da Çerkezlerin de vatanıdır. Bayrak tek, vatan tektir.
Binlerce yıldır kardeşçe aynı toprakları vatan bellemiş etnik kökeni ne olursa olsun halkımızı bölmeye-parçalamaya çalışanlar haindir-teröristtir.
Ve teröristle müzakere olmaz, mücadele olur!
O hainler ve teröristler eninde sonunda ama mutlaka bunun hesabını vermelidirler.
Polis, asker, öğretmen demeden verilen binlerce şehidin kanı yerde bırakılmamalıdır.
Hiçkimse terör istemez.
Ama onlarca yıldır terörü amaç edinenlerin şimdi barış bahanesiyle hesap vermeden barışın hamisi muamelesi görmesini de kimse istemez!
Kaldı ki dün PKK, bugün PYD, yarın başka bir isimle yine terörün içinde yer alırlar.
Ülkemizin ve halkımızın huzurunu ve ekonomisini çökertmeye hedef alanların oyunları bitmez.
Çünkü onların amacı emperyalist hedeflere hizmet etmektir.
RALLİCİLER-ALEMCİLER
Millet artık bıktı.
Kozlu Sahil Yolu akşamları ralli pistine dönüyor.
Alkol alıp sarhoş kafayla direksiyona geçenler, motosikletliler, egzoz patlatanlar Kozlu sahil yolunda trafiği tehlikeye atıyor, insanları huzursuz ve tedirgin ediyorlar.
Kafayı çekip müziğin sesini gece yarısı bile sonuna kadar açanların ilkelliği Kozlu Sahil yolunu kaplıyor.
Kazalar, kavgalar artık sıradanlaştı bile…
İncivez-Bahçelievler’de halkın Filamingo Yolu olarak tanımladığı yolda araçlar tüm yolu trafiğe kapatıyor.
Kaldırımlara park eden araçlar yüzünden vatandaşlar yolda yürüyemiyor.
Tüm bunlara rağmen denetim var mı? Yok.
Ortalıklarda yetkili var mı? O da yok.
Artık can yanmadan bunlara bir tedbir alınmalıdır.
