
ERDEM-ÇAĞLAYAN DÜELLOSU!
Son günlerde basın ve sosyal medyada CHPli Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan düellosu yaşanıyor.
Medya üzerinden Zonguldak’a hizmet konusunda yaşanan atışmalarda Erdem’in de Çağlayan’ın da haklı oldukları yönler yok değil.
Elbette kimin daha çok haklı olduğuna önümüzdeki seçimlerde halk karar verecektir.
Aslında tartışmanın fitilini Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in vagon kafe projesi ateşledi.
Kent Lokantası, Halk ekmek büfeleri, anne kafe, emekli kahvesi, plajlar gibi projeler aslında halka dokunan sosyal ve ekonomik projeler…
Bunu yadsıyamayız elbette.
Ama belediyenin hizmetlerini salt bu hizmetlere indirgeyemeyiz.
Kentin öncelikli sorunlarının çözümünün yanı sıra sürekliliği olan hizmetleri de etkin ve zamanında yapmak gerekiyor.
Hiç şüphe yok ki belediyelerin öncelikle sorumlulukları bunlar.
Nitekim Belediye Başkanı Erdem’in ifadesiyle özellikle gençlerin ucuz çay, kahve içip, yemek yiyebileceği ve sosyalleşecekleri vagon kafenin kurulacağı alana sıra gelince kızılca kıyamet koptu.
Birinin liman arkasına konulacağı belirtilen vagon kafelerin diğerinin ise Uzunmehmet Camii Parkı’na konulmak istenmesine AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan tepki gösterdi.
Çağlayan kararlı bir tutumla buna izin vermeyeceklerini vurguladı.
İl Başkanı Çağlayan’ın haklı olduğu konulardan biri de buydu.
Çünkü Uzunmehmet Camii, sadece bir ibadet alanı değil, parkıyla da sosyal bir alan.
Ancak Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in göreve gelir gelmez ilk yaptığı işlerden biri Uzunmehmet Camii’ndeki temizlik görevlileri ile güvenlik görevlilerini çekmek oldu.
Uzunmehmet Camii’nin yanı sıra parkında da temizlik işleri ve çevre temizliği aksadı.
Bu camiyi ve parkı kullanan vatandaşlar da yeterli temizliğin yapılmamasına isyan eder oldu.
Yani belediye, temel hizmetlerinden biri olan temizlik işlerini yapmazken şimdi o boş verdiği alana vagon kafe koymak istiyor.
Sıra temel hizmete gelince personelini çekenler sıra reklam yapmaya gelince adına sosyal hizmet dedikleri bir projeyi aynı alanda hayata geçirmeye çalışıyor.
Yani halka hizmeti bir kenara koyanlar birilerinin ticaretine hizmeti öne alıyor.
Temizlik ve güvenlik hizmetlerini personelini geri çekerek sonlandıranlar elbette aynı alana “hizmet” adı altında başka bir uygulama getirmeye hak sahibi değiller.
Öyle ya hizmete duyarlı olsalar halka hizmet veren bir alan ve yapıdan personelini çekip “Ne haliniz varsa görün” demezdi!
Konuya bu açıdan da bakmak gerekiyor.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın bu konudaki haklılığı tartışılmaz.
Kaldı ki belediyenin temel hizmetlerinde ve temel sorumluluklarında ciddi aksamalar varken, hâlâ sosyal hizmetler üzerinden bu açığı kapatmak da mümkün değildir.
Bakın Zonguldak’ta çöp ve temizlik hizmetleri aksıyor.
Kent içi trafiği okulların açılmasıyla yine kaos yaşıyor.
Belediye öncelikle bu sorunların çözümü için proje ve hizmet üretmelidir.
Elbette sosyal projeleri koyun bir kenara dediğimiz yok…
Sadece belediyenin yerine getirmesi gereken öncelikli hizmetler ile kentin ciddi sorunlarının çözümü için çalışılmalı diyoruz.
Temel sorunları çözmeye çalışmak yerine, gücünüzü ve imkanlarınızı başka alanlara kanalize ederseniz ağzınızla kuş tutsanız “Sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz” diyemezsiniz.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ile CHPli Belediye Başkanı Tahsin Erdem arasında Lavuar Alanı Projesi de polemik konusu oldu.
Başkan Erdem, Lavuar Alanı projesinin bir türlü bitilemediğini, kendilerinin ise yine kendi imkanlarıyla kısa sürede bitirebileceğini söylüyor.
Lavuar Alanı projesini en çok eleştiren kişilerden biri olarak söylüyorum; Eğer Başkan Erdem, “Bu alan daha verimli olarak değerlendirilmeliydi. Yeraltı otoparkı, nikah salonu gibi kentin sorunlarının çözümüne de katkı yapacak bir proje olmalıydı” deseydi, hak verirdim.
Ancak Başkan Erdem, salt eleştiride bulunmak için konuyu gündeme taşıyor.
Aynı Başkan Erdem, kentte ciddi biçimde yaşanan trafik sorununun çözümüne katkı verecek alternatif bir yolun kapatılmasını önlemeliydi. Tüm çağrılara ve uyarılara rağmen sadece seyretti.
Başkan Erdem; Lavuar Alanı içinden geçen Milli Egemenlik Caddesi ile Soğuksu’ya, Terakki ve Bahçelievler Mahallesine ulaşım sağlayan bağlantı yolunu mevzuata uygun hale getirip korunmasını sağlamadı. Yol kapatıldı.
Şimdi kentin tüm trafik yükü Uğur Mumcu Kavşağı’na yığılmış durumda.
Yani Başkan Erdem bu konuda da samimi değil.
Kaldı ki çevre yolunda 3 insanımız hayatını kaybetti.
Üst geçit için “Karayolları yapsın, belediyenin parası yok” diyen de kendisi….
İki vagona bile verecek parası olan Belediye’nin bırakın trafik sorununun çözümüne katkı sağlayacak olması, insan hayatı açısından bile çok önemli üst geçitlere yer göstermek bir kenara destek bile olmaması elbette eleştirilir.
Belediye Başkanı Tahsin Erdem, boşuna basın bürosuna 10 eleman almadı. Sosyal medyadan bol bol Tahsin Erdem reklamı izliyoruz. 4 elemanla yapılacak işi 10 elemanla yapmak belediyeye lüks değil mi?
İşin ilginç yanı Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, belediyeye 100’e yakın eleman aldı…
İşe ihtiyacı olanları değil, belediyenin ihtiyacı olanları değil, kendisine yakın isimlerin çocuklarını-yeğenlerini belediyede masa başı işlere doldurdu.
Bunların birçoğunun işe gidip geldiği bile tartışmalı…
Oysa Başkan Erdem, belediyenin ihtiyacı olan temizliğe, şantiyelere eleman almalıydı.
İlçe kongresi için yapılan delege seçimlerini kazanmak uğrunu onlarca insana iş sözü verildiği biliniyor.
Onları da masa başı işlere alırsa bakın siz curcunaya…
Yani?
Yanisi şu; Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ne söylerse söylesin eleştirilecek konuların sonu gelmez.
Bu eleştirilere kendisinin fırsat verdiğini söylemek gerekiyor.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan da fırsatı iyi kullanıyor.
Hepsi o.
Artık Belediye Başkanı Tahsin Erdem, reklam kokan projelerinden önce sorumluluk alanındaki kentin çözüm bekleyen öncelikli temel sorunları için proje üretmeye başlasa Zonguldak için daha hayırlı olur!!!
