
KURALSIZ ŞEHİR!
Zonguldak, gerçekten ülkemizin başka bir kentine benzemiyor.
Mesela trafiği de öyle.
Araç sürücülerinin de yayaların da pek kural umursamadığı bir kentte yaşıyoruz.
Gazipaşa Caddesi kentin merkez caddesi.
Yayalar araç yolunun kendilerine ait olduğunu sanıyor.
Şöyle bir bakın, yayalar yolun her noktasından diledikleri gibi karşıdan karşıya geçiyor.
Yaya geçitlerinin pek hükmü yok!
Işıklı kavşakta ışıkların da hükmü yok!
Başka hiçbir kentte bunu göremezsiniz.
Sürücüler ise araçlarını kentin her noktasına gelişi güzel park etmeyi marifet sanıyor.
Park eden araçlar yüzünden trafik de felç geçiriyor.
Hele hele sabah işe gidişlerde, akşam iş çıkışlarında tam bir curcuna yaşanıyor.
Önümüzdeki hafta okullar açılacak.
Öğrenci hareketliliği de başlayacak.
Servisler de trafiğe eklenince yaz aylarında bile yaşanan trafik çilesi katlanacak.
5 ayaklı Fevkani Köprüsü yıkıldı.
Ama alternatif geçişler, köprüler, üst geçitler bir türlü yapılmadı.
Kent içi trafiğinde önümüzdeki günlerde yaşanacak kaosun sorumlusu bu sorunlara duyarsızlık gösteren tüm yetkililer olacaktır.
Diğer yandan Zonguldak-Kozlu Sahil Yolu…
Sık sık kazaların yaşandığı, hız sınırının saatte 60 km olmasına rağmen özellikle motosikletler ve meşhur Tofaşların ralli pistine dönüştürdüğü bir yol Sahil Yolu.
Motosikletlerin ve yine özellikle Tofaşların egzoz patlatma sesleri bırakın Kozlu’yu Zonguldak’tan bile duyuluyor.
Beyaz ışık far taktıranlar, gereksiz sis lambası yakıp sözüm ona hava atanlar da trafiğin cabası…
Çözülür mü, çözülür elbette ama önce yetkililerin duyarlılığı ve sıkı denetim gerekiyor.
ATEŞ OLMAYAN YERDEN…
Atalarımız “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” demiş.
Çok da doğru bir söz.
Hükümet maden kanununda değişiklik yaptı.
Orman alanları artık madenlere açık hale geldi.
Ne tesadüf ki, Karabük, Bartın, Zonguldak’ta da sık sık ormanlık ve ağaçlık alanlarda yangınlar çıkmaya başladı.
Ülkemizin dört bir yanında bir yangın sönmeden diğeri başlıyor.
Özellikle Akdeniz ve Ege’de çok sıklıkla yaşanan büyük orman yangınlarından kara dumanlar yükseliyor.
Ormanlar milli bir servet olmanın ötesinde çevre ve insan hayatı için çok kıymetlidir.
Ülkelerin akciğerleridir.
Hayvanların yuvalarıdır.
Yanan her orman ciğerlerimizi de yakar, doğal hayatı da yok eder.
Orman alanlarının madenler için işletme haline getirilmesi işte o hayata yangınlar kadar zarar verir.
