SON DAKİKA

ZONGULDAK HABER HÜRDÜŞÜN GAZETESİ LOKMAN GÜL

‘YÜKSEK ENFLASYON YOKSULLUK DEMEKTİR’

‘YÜKSEK ENFLASYON YOKSULLUK DEMEKTİR’
Bu haber 03 Ekim 2022 - 17:14 'de eklendi ve 58 views kez görüntülendi.

Saadet Partisi İl Başkanı Burak Erol, Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyonun değerlendirmesini yaparken, toplumsal bir sorun olduğunu söyledi.

“Yüksek enflasyon; hayatın her alanında kalitenin düşmesidir, insanca yaşama standardının yok olmasıdır, verimliliğin düşmesidir.” şeklinde yazılı basın açıklaması yapan Saadet Partisi İl Başkanı Burak Erol şunları ifade etti.

“YÜKSEK ENFLASYON; DERİNLEŞEN VE KRONİK HALE GELEN YOKSULLUK DEMEKTİR”

“Ekonomik problemler, uzun zamandır insanımızın canını yakmaya devam ediyor. Toplumsal huzurumuzu dinamitlemeye, parçalamaya devam ediyor.

Yüksek enflasyon ne yazık ki, sadece ayda bir değişen istatistikî rakamlardan ibaret değildir.

Yüksek enflasyon; derinleşen ve kronik hale gelen yoksulluk demektir; temel ihtiyaçların giderilememesi, toplumsal huzurun tahribata uğraması demektir; böylece ülkenin sosyal, ekonomik ve politik istikrarsızlık anaforuna yakalanması demektir.

Yüksek enflasyon; neden olduğu yoksullukla birlikte geleceğimizin teminatı çocuklarımızın yeterli düzeyde beslenememesi demektir; gençlerin uyuşturucu batağına düşmesi için uygun zemin demektir ve enflasyon ahlaki temelleri ve toplumsal bağları sarsan zehirli bir sarmaşık gibidir. Kısaca, enflasyon toplumsal yıkım demektir.

Yüksek enflasyon, kelimenin gerçek anlamıyla ülke için bir ‘beka’ sorunudur!

Yüksek enflasyon; hayatın her alanında kalitenin düşmesidir, insanca yaşama standardının yok olmasıdır, verimliliğin düşmesidir.

Bizim, Saadet Partisi olarak ısrarla ‘insanca yaşam’ vurgusu yapmamızın nedeni de budur. Enflasyonla mücadele sadece ekonomik bir gereklilik değildir, aynı zamanda insanî bir görev ve zorunluluktur!

“İKTİDARDAKİLERİN TEK MOTİVASYONLARI BİR 5 YIL DAHA O KOLTUKLARDA OTURABİLMEK”

IMF’nin tahminlerine göre 2022 yılı sonunda; Türkiye, dünyada en yüksek enflasyona sahip dördüncü ülke olacaktır.

Merkez Bankası ise enflasyonla mücadeleyi terk etmiş, enflasyon anketine katılanları yeniden belirlemenin çabası içindedir.  Böylece, gerçek enflasyonu düşüremese de yıl sonu enflasyon beklentisini aşağıya çekmek için çabalamayı tercih ediyor. Başardığını / başaracağını sanıyor… Halbuki  illüzyonist politikalar başarı olarak nitelenemez….

Kuşkusuz tek problemimiz enflasyon değildir. Keşke öyle olsaydı. Fakat Türkiye’nin önünde çok büyük ekonomik sorunlar yumağı var.

Peki, bu büyük sorunlar yumağı karşısında iktidarın yapmağa çalıştığı şeylere bir göz atalım, bakalım. İktidar, sorunları etkili şekilde çözmek yerine, sadece görünmez kılmaya çalışıyor; sorunları sis perdesinin arkasına itmeye, hasıraltı etmenin telaşı içinde. Bunun da ötesinde, algı oluşturma metotlarıyla sorunları halkımıza kanıksatmaya çalışıyor. Sanıyor ki yavaş yavaş, sindire sindire kanıksatabilecek… İktidarlar, milleti aldatacaklarını düşündükleri yerde aslında kendilerini aldatmaktadırlar…

Seçime kadar, sanal olarak güya halkta refah artışı hislerini oluşturacak, kabartacak, böylece koltuğunu koruyabilecek.  Hedefi bu. Bu hedefe varabileceğini düşünüyor. Sanırım bu büyük bir aldanış olacak.

Hedefe varabilmek için; iktidar açısından sorunların büyümesi, kronik hale gelmesi önemli değil; ülke insanının hayat pahalılığı altında ezilmesi önemli değil; temeli atılan sosyal konut projeleri bir santim bile ilerlememiş, önemli değil. Açıkçası, bu tür konular artık iktidarın umurunda bile değil!

Tek amaçları var: zaman kazanmak. Tek motivasyonları var:  seçimleri kazanmak. Bir 5 yıl daha o koltuklarda oturabilmek!

2825 LİRA MI BÜYÜK, 5500 LİRA MI?

Para piyasasında dolar rekor üstüne rekor kırıyor. Doların TL karşısındaki değeri 18 Lirayı çoktan aşmış, 19-20 liralara doğru hızla ilerliyor. Yabancı uzmanlar, doların gerçek değerinin çok daha yüksek olduğunu söylüyorlar.

Doların TL karşısındaki değerinin yükselmesi alım gücümüzün gün be gün erimesine neden oluyor.

Bakınız;

Tam 1 yıl önce, 28 Eylül 2021’de ülkemizde asgari ücret ne kadardı? 2825 lira.

Peki o tarihte dolar kuru ne kadardı? 8,85 TL seviyelerindeydi. Dolayısıyla, 2021 Eylülünde asgari ücret yaklaşık 320 Dolara tekabül ediyordu.

Asgari ücrete bir yılda 2 kez ve toplamda yaklaşık %95 düzeyinde iyileştirme yapılmasına rağmen; bugün asgari ücret yeniden 300 Doların altına inmiş bulunmaktadır. (297-298 Dolar.) Şimdi huzurunda yetkililere soruyoruz;

-Israrla ve inatla her fırsatta milletin gözünün içine baka baka “Ben ekonomistim” diyenlere,

-“Dolar 10 lira olacak ya 15 lira olacak ya; çok beklersiniz” diyenlere,

-22 Mart 2022’de, Dolar 14,80 seviyelerinde iken; “Bunlar bekliyorlar dolar kuru 20, 25, 30 lira olacak. Niye olsun? Zaten Türk Lirası şu an en zayıf durumunda. Gideceği bir yer yok bir kere. Vatandaş rahat olsun” diyenlere;

Çok basit iki matematik sorusu sorulsa ne cevap verecekler? Geçen senenin asgari ücreti olan 2825 TL mi daha büyük, bugünün asgari ücreti olan 5500 TL mi?

Milyonlarca asgari ücretli çalışanımızın yaklaşık 23 doları nereye gitti?  Vatandaşımızın cebinden bu parayı kimler nasıl aldı, nasıl aşırıldı?

Sevgili gençlere, değerli iş adamlarımıza özellikle seslenmek istiyorum. Hani yandaş basın sokak röportajlarında “Cep telefonunuzun markası ne?” diye soruyor ya, onlara şu cevabı veriniz: “ iPhone 14 Pro Max almak için, Türkiye’de 46 bin 599 TL ödemek gerekmektedir.  Mevcut asgari ücretle yemeden içmeden sadece tasarruf ederek 8,5 ay çalışmak suretiyle bu telefon elde edilebilecek demektir. Halbuki aynı cep telefonu için:

-İngiltere’de 20 gün çalışmak (1309 £)

-ABD’de sadece 2 hafta çalışmak (1199 $)

-İsviçre’de 1 ay çalışmak (1419 Frank)

-Almanya’da 1 ay çalışmak (1579 E) gerekmektedir.

Ülkemizin içine sürüklendiği durumu bu tablo ne kadar da güzel özetliyor. Üzülmemek elde değil, ama gerçek, işte bu.” dedi.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER